KAE Hukuk

Av. Kussam Abbas Em

Blog'a Dön
Hukuki Hikayeler24 Nisan 2026Abbas EM

Konkordato Sürecinde Muhasebe Hilesi ve Alacaklıları Yanıltma

Konkordato sürecinde muhasebe hilesi ve sahte alacak-borç ilişkileri TCK 158, İİK 334 ve VUK 359 kapsamında nasıl değerlendirilir? Bir alacaklının hikâyesiyle açıklıyoruz.

Konkordato, borçlarını ödemekte zorlanan şirketlerin mahkeme denetiminde borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân sağlayan önemli bir hukuki kurumdur. Bu süreçte şirketin mali durumu, alacaklıların alacak miktarı ve ödeme planı mahkeme ve konkordato komiseri tarafından incelenir.

Ancak uygulamada bazı durumlarda şirketlerin mali tablolarını gerçeğe aykırı şekilde göstererek konkordato sürecini kötüye kullandığı iddiaları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle şirketler arasında oluşturulan gerçek dışı alacak-borç ilişkileri ve muhasebe manipülasyonları, hem konkordato hukukunu hem de ceza hukukunu ilgilendiren ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bu tür durumlar Türk hukukunda;

  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158)
  • Konkordatoda alacaklıları yanıltma (İİK 334)
  • Muhasebe hilesi (VUK 359)

gibi suç tipleri kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Konuyu daha anlaşılır kılmak için uygulamada karşılaşılabilecek bir örneği basit bir hikâye üzerinden anlatalım.


Bir Alacaklının Hikâyesi

Ahmet Bey, yıllardır ambalaj sektöründe faaliyet gösteren orta ölçekli bir üreticiydi. Şirketi birçok firmaya hammadde satıyor, piyasada güvenilir bir ticari itibara sahipti.

Bir sabah muhasebecisi elinde bir dosyayla odasına girdi.

"Ahmet Bey, çalıştığımız firmalardan biri konkordato ilan etmiş."

Ahmet Bey önce bu haberi çok önemsemedi. Sonuçta ticari hayatta zaman zaman şirketler finansal sıkıntıya düşebiliyordu ve konkordato da borçların yapılandırılması için kullanılan yasal bir yoldu.

Ancak kısa süre sonra işin göründüğü kadar basit olmadığını fark etti.

Dosyada Dikkat Çeken Bir Ayrıntı

Ahmet Bey'in şirketinin konkordato ilan eden firmadan yüklü miktarda alacağı vardı. Avukatı konkordato dosyasını incelemeye başladığında dikkat çekici bir ayrıntı ortaya çıktı.

Dosyada en büyük alacaklılardan biri, borçlu şirketle aynı ortaklara sahip başka bir şirketti.

Bu durum ilk bakışta olağan bir ticari ilişki gibi görünse de bazı soruları beraberinde getiriyordu.

Şüphe Uyandıran İşlemler

Dosya detaylı incelendikçe bazı gariplikler ortaya çıktı. İki şirket arasında:

  • yüksek tutarlı faturalar
  • büyük cari hesap hareketleri
  • karşılıklı çek ve senetler

bulunuyordu. Ancak piyasada bu kadar büyük bir ticari ilişkinin varlığından kimsenin haberi yoktu.

Ahmet Bey'in aklına şu soru geldi:

"Bu işlemler gerçekten ticaret mi, yoksa sadece kâğıt üzerinde mi var?"

Konkordato Sürecinde Muhasebe Hilesi Nasıl Yapılır?

Uygulamada bazı şirketler konkordato sürecinde mali durumlarını olduğundan farklı göstermek için gerçek dışı muhasebe kayıtları oluşturabilmektedir. Örneğin:

  • gerçekte olmayan faturalar düzenlenmesi
  • şirketler arasında sahte alacak-borç ilişkileri kurulması
  • çift muhasebe kayıtları tutulması
  • geriye dönük çek veya senet düzenlenmesi

Bu işlemler sayesinde şirketin borçları olduğundan fazla gösterilebilir. Böylece;

  • konkordato mühleti alınabilir
  • gerçek alacaklıların payı azaltılabilir
  • alacaklılar kurulunda çoğunluk sağlanabilir.

Hukuki Sonuçlar

Eğer bu işlemler gerçeği yansıtmıyorsa, konu yalnızca ticari bir ihtilaf olarak değerlendirilmez. Bu durumda şu suçlar gündeme gelebilir:

Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158)

Tacir veya şirket yöneticilerinin ticari faaliyet sırasında hileli davranışlarla menfaat sağlaması durumunda uygulanır.

Konkordatoda alacaklıları yanıltma (İİK 334)

Konkordato sürecinde mali durum hakkında gerçeğe aykırı bilgi verilmesi bu suçu oluşturabilir.

Muhasebe hilesi (VUK 359)

Ticari defter ve kayıtlarda gerçek dışı işlemler gösterilmesi bu kapsamda değerlendirilir.

Mahkemeler Bu Durumu Nasıl İnceler?

Bu tür iddialarda mahkemeler genellikle şu belgeleri incelemektedir:

  • ticari defterler
  • banka hesap hareketleri
  • BA/BS formları
  • fatura ve sevk irsaliyeleri
  • çek ve senet kayıtları

Bu belgeler çoğu zaman uzman bilirkişi incelemesi ile değerlendirilir.

Alacaklılar Böyle Bir Durumda Ne Yapabilir?

Konkordato sürecinde şirketin mali durumunun gerçeği yansıtmadığı düşünülüyorsa alacaklıların şu adımları atması mümkündür:

  • konkordato dosyasını incelemek
  • şüpheli işlemler için bilirkişi incelemesi talep etmek
  • konkordato komiserinin raporlarını incelemek
  • gerekirse savcılığa başvurmak

Erken hareket edilmesi çoğu zaman alacağın korunması açısından kritik önem taşır.

Sonuç

Konkordato hukuku dürüst borçlular için önemli bir yeniden yapılandırma mekanizmasıdır. Ancak bazı durumlarda bu süreç muhasebe manipülasyonları ve sahte işlemlerle kötüye kullanılabilmektedir.

Bu nedenle konkordato süreçlerinde alacaklıların haklarının korunması için hukuki sürecin dikkatle takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.

konkordatomuhasebe hilesiİİK 334TCK 158VUK 359alacaklıları yanıltmanitelikli dolandırıcılıkticaret hukukuhukuki hikayeler
Av. Kussam Abbas Em
YazarAv. Kussam Abbas Em

Kurucu Avukat — KAE Hukuk

Londra ve Türkiye'de yapmış olduğu staj eğitimi sonrası 2018 yılında kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak mesleğe başlamıştır. Özellikle gayrimenkul, icra iflas ve yabancılar hukuku alanlarında uzmanlaşmış olup, aynı zamanda kat mülkiyeti hukuku alanında bilirkişi uzmanlığını almış ve bu alanda faaliyet göstermektedir. İleri düzeyde İngilizce bilmektedir.

Tüm Yazılar